BARDAK TAŞTI!
TÜRKİYE’DE DEĞERLER SİSTEMİ ÇÖKTÜ…
ÇÖZÜM MİLLÎ MEFKÛRE VE HEDEFLERİMİZE UYGUN MİLLÎ EĞİTİM…
Klasik ideolojilerin bittiğini görün artık.
Değişen ve dönüşen, binbir cepheden, binbir hile ve fitne ile saldıran düşmana karşı topyekûn taarruz zamanı…
Unutmayın! Harp Prensibi: En iyi savunma taarruzdur.
Aziz milletim, artık bardak taştı.
Çok kötü günler geçiriyoruz. Asıl mesele, çocuklarımızın geldiği noktadır.
Çocuk mafyalar gördük.
Çocuk kaçakçılar gördük.
Para karşılığı cinayet işleyen gençler gördük.
18 yaş altı çocukların kullanıldığı karanlık tablolar gördük.
Bütün bunlara rağmen Adalet Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı bünyesinde hâlâ bu meseleye yönelik ortak bir kriz komisyonu kurulmuş değildir.
Bir sürü bakanlık var ama meseleye bütüncül bakış yoktur.
Bakın, bu yaşananlar basit olaylar değildir.
Bunların tamamı PSİKOLOJİK HARP FAALİYETLERİ kapsamında değerlendirilmelidir. Ama hâlâ birileri çıkıp “derin devlet”, “katil devlet” gibi anlamsız sözlerle meseleyi sulandırıyor.
Anlamak mümkün değil.
Şimdi Dinci, Atatürkçü, Solcu geçinen arkadaşlara söylüyorum. Psikolojik Harp, bu faaliyetlerin tamamını kapsar. Bu bir ilim alandır. Mü’minin yitik malıdır.
Eskiden solcu ve Kemalist güruh insanımızı aşağı görürdü, şimdi patayı bulan sözde dinci! kesimler çıktı. Bunlara göre; Sanki biz son 50 yılda Müslüman olduk, son 50 yılda düşünmeyi öğrendik, son 50 yılda aydınlandık.
Bir taraf diyor ki bu millet Atatürk’le aydınlandı. Diğer taraf diyor ki şu bu İslâmî hareketle aydınlandı. Peki bu millet daha önce değerleri ile yok muydu?
Değerli dostlar,
Bugün gündeme getirilen konu şudur: “Dini eğitim olmalı.”
Ben soruyorum: “DİNİ EĞİTİM Mİ, MİLLİ EĞİTİM Mİ?”
Bu ikisi birbirinin alternatifi değildir.
Çünkü milli eğitimin içinde zaten dini eğitim vardır, töre vardır, milli terbiye vardır.
Asıl soru şudur. Hangi dini eğitim?
Cübbeliye göre mi?
Şalvarlıya göre mi?
Cemaate göre mi?
Daha açık konuşalım…
FETÖ bu ülkede ne yaptı? Dini eğitim kisvesiyle paralel devlet kurdu.
Bugün ne olacak?
Nurculara göre mi olacak?
Menzil’e göre mi olacak?
Çarşamba cemaatine göre mi olacak?
Taliban mı model olacak?
DEAŞ mı esas alınacak?
Selefi anlayış mı olacak?
Suudi tarzı mı olacak?
Kasıtlı sorduğum bu sorulara cevap vermeden “dini eğitim” demek, çözüm değildir.
BAKIN, DÎNÎ ALAN KONTROLSÜZ BIRAKILIRSA HERKES KENDİ DİNİNİ ANLATIR.
Bu ne doğurur? Paralel yapılar. Bu ülke bunu yaşadı.
Türk Milleti’nin kendine ait bir dini anlama ve yaşama biçimi vardır. Bu anlayış temizdir, ahlak merkezlidir, devletle çatışmaz. Ama bugün bu temiz din sürekli sulandırılmaktadır. Bir kesim çıktı, sanki bu millet son 50 yılda Müslüman olmuş gibi konuşuyor. Bu kabul edilemez.
Bu millet bin iki yüz yıldır Müslüman’dır. İslam’ın sancaktarıdır, bayraktarıdır, muharibidir, askeridir. Beş yüz yıldır Peygamber Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam’ın halifesidir.
Bugün geldiğimiz noktada gönüller boşaltılmıştır, değerler aşındırılmıştır.
Bir tarafta emniyet müdürü baba, bir tarafta öğretmen anne… Ama ortaya çıkan sonuç katil bir çocuk.
Çocuklarımız bugün sosyal medyada, Amerika’da üretilmiş oyunlarla, İngiltere merkezli içeriklerle, İsrail ve Fransa kaynaklı dijital kültürle büyüyor. Bu bir zihinsel işgaldir.
Çözüm bellidir.
Milli eğitim. Devlet – Vatan – Millet – Din temellerini eksen alan bir Millî Eğitim.
Türkiye’de mesele sadece eğitim değildir. Sadece din de değildir. Değerler sistemimiz çökmüştür. Ve bu sistem yeniden kurulmadan hiçbir şey düzelmez. Başka yol da yok.
MİLLÎ İDEOLOJİ, sloganla olmaz, derin tarih, derin medeniyet, derin töre, sahih ve tertemiz bir tevhit anlayışı ile olur. Pekî bunu kim ete kemiğe büründürüp kurumsallaştıracak? Millî, Vatansever, Milletimizin töresine, inancına, terbiyesine saygılı, vatansever insanlar…
Gerçek düşünce ve fikir adamları ile MİLLÎ İDEOLOJİ ve MİLLÎ MEFKÛRE ortaya konmalıdır. Siyasetin farklı zamanlarda seslendirdiği temelleri zayıf, halkta karşılığı olmayan hele de toplumu ötekileştiren duruşlarla Millî mefkûre belirlenemez.
MİLLÎ MEFKÛRE VE MİLLÎ TERBİYE OLMADAN NE MİLLÎ EĞİTİM OLUR NE DE DÎNÎ EĞİTİM.
Bu vesile ile Elmalılı Hamdi YAZIR Hocayı da dua ile anıyorum. Çanakkale’nin, İstiklâl Harbimizin, Ülkenin dağlarında kahramanca duran Mehmetçiklerin aziz hatıraları karşısında ihtiramla eğiliyorum.