ÖNE ÇIKANLAR
-
BIST 100
16370,95%0,09
-
DOLAR
44,60% 0,09
-
EURO
51,61% 0,26
-
GRAM ALTIN
6707,82% 0,71
-
Ç. ALTIN
10793,45% -0,11
Cemil Özdemir'den Basın Açıklaması
Çekmeköy Belediyesi Meclis Üyesi Cemil Özdemir ile Parti içindeki bazı üyeler arasındaki tartışmalar nedeniyle çıkan ve sosyal medya'ya da yansıyan bu tartışmalar nedeniyle Meclis Üyesi Özdemir'den kamuoyuna duyuru ile açıklama ge
Cemil Özdemir'den Basın Açıklaması
Çekmeköy Belediyesi Meclis Üyesi Cemil Özdemir ile Parti içindeki bazı üyeler arasındaki tartışmalar nedeniyle çıkan ve sosyal medya'ya da yansıyan bu tartışmalar nedeniyle Meclis Üyesi Özdemir'den kamuoyuna duyuru ile açıklama geldi.
Cemil Özdemir açıklamasında; "31 Mart 2024 tarihinde gerçekleştirilen yerel yönetimler seçimlerinde, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Çekmeköy kontenjan adayı olarak, siz değerli hemşehrilerimin oylarıyla Çekmeköy Belediye Meclis Üyesi olarak seçildim. Bu görevi üstlenirken taşıdığım sorumluluk; sadece bir siyasi partinin değil, aynı zamanda Çekmeköy'de yaşayan her bir yurttaşın sesi olabilmek, hakkını savunabilmek ve ortak vicdanı temsil edebilmekti.
Bu süreçte; liyakati önceleyen, adaleti esas alan, şeffaf ve katılımcı bir yönetim anlayışının hâkim olması için çaba gösterdim. Siyasetin, kişisel aidiyetler ve dar çevrelerin değil; toplumun tamamının yararına yapılması gerektiğine inandım. Ancak ne yazık ki geçen süre içerisinde, bu inançla örtüşmeyen birçok uygulama ve yaklaşım ile karşı karşıya kaldım.
Başlangıçta umutla ve iyi niyetle yürütmeye çalıştığımız süreç; zamanla iç demokrasinin zayıfladığı, eleştiri kültürünün yerini sessizliğe bıraktığı ve liyakat ilkesinin geri planda kaldığı bir zemine evrilmiştir. Özellikle ilçe yönetimi düzeyinde; çoğulcu anlayışın yerine biat kültürünün tercih edilmesi, denge ve denetim mekanizmalarının işletilememesi ve iç adaletin sağlanamaması, bu sürecin en belirleyici kırılma noktalarından biri olmuştur.
Siyasetin doğasında farklı görüşler, tartışmalar ve fikir ayrılıkları elbette vardır. Ancak bu farklılıkların yönetilememesi, aksine bastırılması; zamanla sadece bireyleri değil, temsil edilen değerleri de zedelemektedir. Demokrasi yalnızca kürsülerde savunulup, uygulamada askıya alındığında; liyakat yalnızca söylemlerde anılıp, karar süreçlerinde göz ardı edildiğinde; adalet sadece temennide kalıp, pratikte karşılık bulmadığında, ortaya çıkan tabloyu "siyasi süreç" olarak değil, "yönetim zafiyeti" olarak değerlendirmek gerekir.
Bu noktada açıkça ifade etmek isterim ki; almış olduğum istifa kararı, Cumhuriyet Halk Partisi'nin köklü kurumsal kimliğine değil, yerelde yaşanan yönetimsel zafiyetlere ve ortaya çıkan anlayış farklılıklarına bir tepkidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu bu büyük çatıya duyduğum saygı ve bağlılık, her koşulda bakidir.
Ancak gelinen noktada; kendi vicdanım, siyasi duruşum ve temsil sorumluluğum gereği, Cumhuriyet Halk Partisi Çekmeköy Belediye Meclis Grubu'ndan istifa etmiş bulunuyorum.
Bu karar, bir geri çekilme değil; aksine daha geniş bir sorumluluğun altına girme iradesidir.
Çünkü ben bu göreve sadece bir siyasi kimlikle değil, Çekmeköy halkının temsilcisi olarak geldim. Evet, bir siyasi partinin adayı olarak seçildim; ancak bugün geldiğimiz noktada, Çekmeköy Belediye Meclisi'nde yalnızca belirli bir grubun değil;
— Siyasi partilerde temsil edilmeyen görüşlerin,
— Gençlerin,
— Kadınların,
— Hayvan haklarını savunanların,
— Sessiz bırakılmış çoğunluğun,
— Ve kendini hiçbir yapının içinde ifade edemeyen tüm yurttaşların
sesi olma sorumluluğunu üstleniyorum.
Nasıl ki mecliste farklı siyasi partilerin temsilcileri varsa, bundan sonraki süreçte ben de Çekmeköy'ün ortak vicdanını temsil eden bir meclis üyesi olarak görevimi sürdüreceğim.
Çünkü siyaset, sadece konuşanların değil; konuşamayanların da sesi olabildiği ölçüde anlamlıdır. Ve ne yazık ki bazen en yüksek ses, en derin sessizliğin içinden çıkar.
İki yıllık süreçte gördük ki; bazıları için siyaset, koltukların korunmasıyla sınırlı kalabiliyor. Bazıları için ise sessizlik, bir yöntem değil, bir tercih haline gelebiliyor. Oysa biz hiçbir zaman suskunluğu siyaset olarak görmedik. Eğilmedik, geri adım atmadık ve doğrularımızdan vazgeçmedik.
Çünkü bizim meselemiz makam değil, memlekettir.
Bizim hesabımız koltukla değil, vicdanladır.
Ve bugün gelinen noktada açıkça görülmektedir ki;
liyakatsizliğin bedeli, Çekmeköy halkına yeterli ve nitelikli hizmetin ulaştırılamaması olarak karşımıza çıkmıştır.
Bu durum bir tercih değil, bir sonuçtur.
Ve bu sonucun sorumluluğu da görmezden gelinemez.
Bundan sonraki süreçte; daha şeffaf, daha erişilebilir, daha hesap verebilir bir anlayışla; sadece konuşan değil, dinleyen; sadece eleştiren değil, çözüm üreten bir meclis üyesi olarak görevimi sürdüreceğim.
Bu kararı alırken yanımda olan, desteğini esirgemeyen aileme, sevdiklerime ve değer verdiğim tüm dostlarıma teşekkür ediyorum. Aynı şekilde, bu süreçte suskun kalmayarak duruş sergileyen ve sesini ortaya koyan Meclis Üyeleri Sayın Turgut Genç ve Sayın Soner Çiçekli'ye de ayrıca teşekkür ederim.
Son olarak bir kez daha ifade etmek isterim ki; Atatürk'ün ilke ve inkılapları, benim için tartışmasız ve değişmez bir rehber olmaya devam edecektir. Bundan sonraki yolculuğumda herhangi bir siyasi kimliğin değil; doğrudan halkın, hakkın ve hukukun temsilcisi olarak görev yapacağım.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur." Dedi.
